Hoşgeldiniz, lütfen Kayit olunuz.

E-mail nize Akivasyon kodu gelecekdir, eğer gelmesse Yöneticiler
tarafindan 1-2 gün icinde Akiv hale getirelecekdir.

Tiyatro Dünyası " dedik ya, kapatsalarda heryeri, buluruz birbirimizi"

Tiyatro Dünyası Forum
http://tiyatrodunyasi.benimforum.biz/forum.htm

PORTAL : http://tiyatrodunyasi.benimforum.biz/portal.htm
bu limana uğrayın, her geçen gün yenilikler eklenecek, daima geliştireceğiz ....

RADYO : http://tiyatrodunyasi.benimforum.biz/RADYO-h1.htm

TV : http://tiyatrodunyasi.benimforum.biz/TV-h2.htm

Kopmayalım, dağılmayalım, irtibatı kesmeyelim..... diyerek çağırdılar bende geldim burdayım deyin ve gelin getirin heryere yazın MSN facebook imzalarınız vs vs .

Orası açılana kadar buralardayız ... Oralara birşey olduğunda can simidimiz olsun.. Yedek lastiğimiz, istepnemiz olsun... Dağılmayalım yeterki....

En son MC haberleri, kursiyer haberleri ve diğer çok şey için ... ÜYE olunuz lütfen. PROFİLLERİNİZİ eksiksiz ve ayrıntılı yazın lütfen..

Tiyatro Dünyası Yönetimi.



Gelmiş Geçmiş Hepsi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir Paz 25 Ekim 2009 - 16:50

Kronolojik sırayla baştan sona hepsi Very Happy





Beni Bulmayı Umuyor muydun?

Yalnızlık sokağının en ücrasında
Kelimelerin en derin manasında
Hiç bilinmeyen kişilerin rüyasında
Beni bulmayı umuyormuydun

Bazen bakkal önünde
Hiç bilinmeyen yerlerde
Soğuk kaldırımlar üstünde
Beni bulmayı umuyormuydun

Köprünün üstünde durdum
Aşağı bakıp gözümü yumdum
Aklım karışık bekliyordum
Beni böyle bulmayı umuyormuydun

En şanlı insanım derken
Saadet içinde yüzerken
Sahilde boş boş gezerken
Beni bulmayı umuyormuydun

_______________________________________________________________________________________

İç Savaş

Kendime gelemiyorum bir türlü
Bir yanda sevinç bir yanda üzüntü
Bulamıyorum ortasını nedense
Duygularım mantığıma çekiyor elense
Hiç bitmiyor içimdeki bu çekişme
Bir yanım savaşma diyor,öteki sevişme
İkisi de kandıramıyor beni
Budur kararsızlığımın nedeni
Seçmek istiyorum birinden birini
Ama galip gelemiyor hiçbirisi
Sonunda kararım yine kararsızlık
İki taraf da yapıyor bana arsızlık
Kendi içimde oluşuyor bir kara delik
Sonunda kayboluyor daha yeni oluşan bir benlik...

______________________________________________________________________________________

Karamsarlık

Küstüm bu bilinçsiz dünyaya
Kalmak istiyorum hep karanlıklarda
Güneşin doğumuyla sancılanıyor bedenim
Güneşin ışıklarıyla eriyor sanki tenim
Konuşmaktan çekiniyor oldum
Aslında karamsarlığa giden yoldum
Ne başlangıçtım ne sondum
Hep arkaplanda kalan fondum
Ama şikayetçi değildim
Yaş bir ağaçtım,eğildim
Kendimi garip buluyorum ne var bunda?
Cümlelerimin noktalarına ulaştım sonunda...

_________________________________________________________________________________________

Korkularımın Sillesi

Yaşadıklarım şiir mırıldıyor kulağıma
Söyledikçe yazıyorum aklıma
Söylediği şiirde birçok küfür
İstesemde koyamıyorum sansür
Küfür olmaz diyorum ama
Düşüyorum yine kendi ağıma
Çünkü hayatım küfür zaten
Küfrediyor karşıma her gelen
Acıtıyor karşılık verme çabalarım
Alarm veriyor bana bir yarım
Diğer yarım korkudan titrek
Cesaretimin dibine vuruyor kürek
Suskunluk benim bir parçam artık
Bu yüzden kaşlarım artık hep çatık
Şiirin sonu gelmiyor korkudan
Ünlem gelip nokta gidiyor sonundan...

_________________________________________________________________________________________

Medeni Hayvan

Savaş,savaş,savaş nereye kadar?
İnsanlar üç kuruş için birbirlerini satar!
Bu kadar değersiz mi insan canı?
Sanki değersiz komşu fincanı...
Kalbi kırmak bile kötü derken,
Kalbi almak çıktı nerden?
Bir yanda beden ayrılmış serden...
Neden cimrilik neden açgözlülük?
Kimde fazla silah kimde fazla bölük?
Kazanır savaşı ama gider onca insan başı,
İnsan medeni ama yapar nedense it dalaşı.
Kan gölüne döndürür etrafı bilerek,
Kahpe olan insan,suçsuzdur felek.

_________________________________________________________________________________________

Uyanış

Göz kırparken duygularım bana
Bütün uzuvlarım odaklanır o ana
Hayal dünyasına dalarım aklım gider
Ruh olmasa bu beden söyle kaç kuruş eder
Ruhum aç,doyuramıyorum,veremiyorum gıdasını
Etrafım kin ve nefret,veremiyorum sevginin hasını
Ruhsuzlar dolmuş etrafa,beş kuruş etmez insanlar
Benim halimi anca benim gibi çare arayanlar anlar
İsteksiz gözler,davranışlar dışlanmışcasına
Biraz kanlı canlı olsanız be insanlık adına
Ne bu kötümserlik bakın bardakta dolu taraf da var
Bir damla da olsa kesilmez Allah'tan umutlar...

__________________________________________________________________________________________

Sen Seç

Hayat mı bu kadar yakın?
Yoksa ölüm mü bu kadar uzak?
Hayat mı en büyük yardımcın?
Yoksa ölüm mü sana tuzak?

Hayat mı aydınlatıyor içini?
Yoksa ölüm mü eksiltiyor bir parçanı?
Hayat mı daha mutlu ediyor seni?
Yoksa ölüm korkusumu zehrediyor her anı?

Yaşamak mı daha zor?
Yoksa ölmek mi daha rahat?
Yaşamın mı herkesi mutlu ediyor?
Yoksa ölümün mü sönen bir hayat?

___________________________________________________________________________________________

Karamsarlık Gözlüğü

Bana benden başka dost kalmamış,
Dost bildiklerimin arasında hep itiş-kakış,
En yakınım bana en uzak olan düşmanım,
Bu yüzdendir,ben herkese düşmanım...

Bana bakan her göz mü kem?
Hep mi sıkıntı hep mi elem?
Bırakın da yalnızlığıma döneyim,
Düşüneyim bakalım ''ben neyim?''

Beni tersliyor doğrucu egom,
Siliniyor kalbimden karamsarlık logom.
Etrafa bakıyorum ki tüm millet normal,
Diyorum ki egoma''kendine yeni bir norm al''

___________________________________________________________________________________________

Özlüyorum...

Bir öpücük kondurdun yanağıma,
Hiçbir şey yoktu sevgi namına,
Öpücüğün hissizdi,sanki bomboştu,
Dudağının gezindiği her nokta loştu...

Seni özledim,bütün sıcaklığını,
Bana dokunduğun,konuştuğun her anı...
Eski halinden bir kırıntı bile yok artık,
Seninle ilgili bütün anılarım yırtık pırtık...

Söyle kim moralini bozdu,kim susturdu seni?
Neden gitti tüm ışığın,neden söndü gözünün feri?
Bakışların boş,bu yüzden içim çekiliyor sanki,
Sen de yerini almışsın,ruhsuzlar vagonundaki...

____________________________________________________________________________________________

Artık Çok Geç

Aşkım savaşa galip,hayatım klip tadında,
Klip sözsüz,baharım güz,yollarım düz senin adında...
Şarkı sözlerim silindi aklımdan,yok oldu hatrımdan,
Klibimi oynuyorum,ağzımı oynatıyorum yalandan,
İşim kesat,içim fesat,hayatım beni ölüme sat hadi,
Hayat denen zalim tüccar,ne asi hem de ne adi...
Klibim bitti,hayat beni itti kenara,hayatı yaşadım ne ara?
Ama artık çok geç,ruh elveda dedi,çıktı ruh kaldı dara...
Ölümün çukuruna düştüm,umudun etrafına üşüştüm
Cehennemde yan,sıcağa dayan dediklerinde ben üşümüştüm...

____________________________________________________________________________________________

Kalbimin Depremi

Gözlerimin ufuklarında güneştin batan,
Gözümlerimdeki yaştın damla damla akan...
Kalbimde uçurumlar açtın,bıraktım kendimi aşağı,
Ama kurtardı beni senin bıraktığın sevgi ağı.
Sevginin kırıntıları bile merhem oluyor bana,
Bir tarafta gururum geliyor galeyana,
Gözümden düşen damlalar,
Kalbimde deler bir duvar,
O duvarı ikimiz inşa etmiştik,beraber,
Yine ikimiz yıktık,öldü aşkımıza en büyük yaver...

_____________________________________________________________________________________________

Benliğimin Seni

Gözlerin gözlerime baksa kör olurdum,
Ve dudaklarımdan 'sen' dökülürdü;
Ama yine sen,sensizliğimde kaybolurdun...
Feryatlarım,coşkumla karışırdı sende.
Boğazımda kalan son damla su,
Ciğerimde kalan son nefes,
Ayaklarımda kalan son dermandın;
Gittin,beni ben yapan herşeyi
Yanına alıp gittin...
Gözümden düşen kanlara,
Duvarlara vurulan yumruklara,
Dövülen dizlere aldırmadan,
Benliğimle beraber gittiğin an;
Ruhum,kayıp alemden emildi
Ve geriye boş gözler,boş bakışlar
Ardından seni isteyen boş eller kaldı...

__________________________________________________________________________________________

Dünya Halleri


Kalbim sinir krizinde,
Ne dertler var üzerimde?
Koşturmaktan eridi bu bacaklar,
Ömrümün şaklabanı,
Kalbimde hüngür hüngür ağlar...
Patlatacak gibi sıkar kalbimi,
Sevgilerin ve aşkların haini.
Düşünce katilleri,zihin fakirleri,
Öldürür zihinleri,
Ama korur zalimlik miğferi.
Hayallerimden feragat ettim,
Zalimlik mapusundan berat ettim.
Dünyayı dolandıran hilekarlar,
Voltalar atıyor beynimde,
Düş fazla,davranış beyhûde...

____________________________________________________________________________________________

Nefis

Avuçladım ruhumdaki yasak meyveyi,
İdam etti ruhumu benliğimin büyük beyi,
Anlaşılan tepelerde yine heyheyi,
Azarlayıp duruyor,kaçırmış yine meyi...
Kuytulardaki kuyumu kuruttu,kurudum,
Huyundan vazgeçmeyen huylunun
Ben en azılı huyuydum...
İyilik suyumdan içtim yudum yudum,
Dilim şerbetlendi,emdi nefis hortumum...
Kendime komut veremiyorum,
Nefsim yönlendiriyor beni,
Kontrol etmek istiyorum bu bedeni,
Engelliyor beni,nefsin mahzeni.

____________________________________________________________________________________________

Gamlı Avam

Kalemim yolunu şaşırıp sendeledi, defterimde sere serpe,
Yazdığı her küfür için sevapları vuruyor ona bir darbe,
Sözcüklerini sokuyor sonu görünmeyen bir harbe,
Sonunda soruyor ufakça bir bebe, millet krize gebe,
Ne zaman mutluluk girecek bu bıkkınlıktan bıkmış eve?
Ne zaman para girecek paranın anlamını unutmuş bu cebe?
En zehirli yılanım bile yılmış, en tatlı yalanım bile yalmış,
Uykularım hayallere dalmış, sınıf öğretmenim sınıfta kalmış,
Yazarımın yazdığı yazılar ayaz, en soğuk kışlarım yaz,
Karamsar benliğim kötülükte feyyaz, hazinem küçük ayvaz,
En özgür kuşum dazlak bir kaz, eğlencelerde kalmadı haz,
Şimdi söyle, kim kalır bu devlette, kim yaşar bu hasette,
Herkes solgun, ne kaldı benizde bette, her şey yıkıldı bir kette...

___________________________________________________________________________________________

Hiç

Yıllardır suskun içimdeki haylaz çocuk,
Ruhum tutuk,hayallerim soluk,
Gözümün önünde bir tarafta yılmış bebek,
Diğer tarafta koşuşturan bir moruk...
Her soluk,ruhumdan alın teri fışkırtır oluk oluk,
Ruhumdan silinir yaşanılan en zevkli çocukluk...
İçimde kopukluk oluşturur yaşadığım her yokluk,
Yokluğun bolluğu var her yokluğun içinde,
Kaybolur giderim yine her yokluğun hiçinde...

_____________________________________________________________________________________________

Hercümerç

Kalbimin ufkunu açmak için milyon güzergâh,
Her kusurum için lütuflarımda açtım bir karargâh,
Önümü aydınlatan her agâh,şer aşılayan bir meddah,
İçimde kalmadı refah sebebi alınan türlü türlü ah,
Kâh kül dolu beyinler,kâh ta ırakta kalan felah...

______________________________________________________________________________________________

Aynalı Küp

Ya bir kasırga geçerdi dostluğumun üstünden,
Ya dostluğum beni ezer geçerdi eskiden...
''Şimdi daha iyi gözle bakıp daha mutlu oldum''
Demeyi ne kadar istesem de; beter oldu dostluğum.
Varlığımı kendi içimde yaşasam da kimsenin içinde ben yokum,
Her seferinde geleceği düşünsem de hep geçmişime bakıyorum
Ve yine geçmişi hatırlayıp ayarlarıyla oynuyorum moralimin,
Geçmişi hatırladıkça oluyor bunlar, hâlbuki ne umutluydum demin...
Her seferinde bir daha olmayacak desem de hep kendimden emin,
Yine depreşiyor kötü anılar, beni bırakmamak için hepsi etmiş büyük yemin...
Geleceğe bakıyorum ama geleceğim bir ayna sanki
Baktıkça arkamı görüyorum, baktıkça geçmişimi,
Aynalı bir küpün içindeyim, halim sonsuzluk,
Nereye baksam hep soluk ve de hep bozuk,
Hep dua ediyorum değişsin diye Allah'a,
Ümidimi kesmiyorum, dua ettikçe ediyorum bir daha...

____________________________________________________________________________________________

Beddua

Kantarın dozu kaçtı,silahlar haddini aştı,
Eğilmeden kırıldı ağaç,halbuki daha yaştı,
Katlin sebebi mazlumun gözünün üstündeki kaştı,
Birinin elinde süpersonik varken diğerindeki taştı,
Hani nerde adalet,buna karşı koymaya kalkan var mı?
Çocuğunun ağıdını yakarken birden üstüne çöküyor damı,
Askerler bayram ediyor,sanıyorlar ki bu galibiyetin ilamı,
Bu saçmalıkla,yayıldıkça yayılıyor İsrail'in pisliğinin namı...
BaBaların ağızlarından düşüyor nice beddualar,
Öldürülen çocuklar için Filistinde kaç BaBa ağlar,
BaBanın bedduası tutar,inşallah İsrail'e lanet yağar,
Rabb'im duy mazlumun sesini,kabillere bela üstüne bela sar...

____________________________________________________________________________________________

Bir Yerden Aşina Dostluk

Hayat bana küfrediyor ben de dostuma,
Kıvranıyor dilim,kesiyorum ve yine yama...
Dostum üzülmesin diye söylemediğim cümleler,
Aslında benliğimi,ruhumu parçalar,deler geçer...
Fedakarlık budur derim,geçerim,ya sonra...
Söyleyemediklerim döner,saplar ruhuma bir kama.
Tamam çilemi çekerim,yeter ki dostluğum kurtulsun,
Dost kazığı yemektense,dostluğum bir kenarda yosun tutsun,
Bir gül yaprağı gibi defterlerin arasında kurutulsun.
Hep su yüzünde tutmak istesende,yine de yeri hep tun...

____________________________________________________________________________________________

Kalbim Hamdi Damti

Güvendiğim dağları basmış it,çakal,
Daimi dostumdu be,şimdi bu ne hal?
Hep arkandayım derdi,baktım ki bastı gitti,
Kalbime dokunsan kırılacak,sanki hamti damti...
Yüzüme gülüp,arkamdan edersin alay,
Bir tarafın bonkör,diğeri de nanay.
Yanımda sus pus,başka zaman dilin beş arşın,
Ben kin gütmem,beni arkamdan vurmana karşın.
Artık sildim seni aklımın ücralarından bile,
Sen bu dille taş çıkartırsın kâbile.
Bu mısraları okusan yine de utanmazsın,
Hiç değilse uzaklaş benden,kin duygun azsın,
Benden uzak Allah'a yakın ol diyeceğim de,
Senin hayatın pislik olmuş,öyle olur zaten ecelin de,
Kendin gibi pisliklerle takıl,dokunma çaresizlere,
Artık gitme vakti,bir daha görüşmemek üzere...

___________________________________________________________________________________________

Gerçekteyiz

Yemek bulamayan varken,bahane olur mu rızığa?
Taş atacağım derken,parçası gelmesin azığa...
Yemeğe bahane ararken sen de olmasın arıza,
Hani faraza eleştirmekten sorun çıkmıştır kafada.
Millet üç kuruşa,yarım ekmeğe talim,
Koca memlekette herkes mi yemekte alim?
Sokakta aç,açıkta bir sürü insan,
Kaç lezzet var boşa çöpe konulan,
Artanı hayvanlar barınağına vereceğine,
Oraya maledeceğin parayı ver fukaraya,fakire,
Tama zenginliğinin hayrını gör,karışan yok eğlencene,
Ama biraz da başkasını gör,acı sokakta beş kuruş için sürünene...

___________________________________________________________________________________________

Cehalete Eziyet

Cahilin boynuna dayadım kalemi,
Hala diyor ki 'Gıdıklıyor musun beni?'.
Düşünceler yeni yeni,karşıda cehalet askerleri,
Çöplük değil,hazine sandığıdır fikrin yeri...
Ustalar evet derken,çırağın hayır demesi
Onaylanıyor koca hayale karşı,cahilin hevesi,
Artık nerelere gider okumuşun koca kellesi?
Sonra kim açıklayacak Avrupayla aramızdaki esi...
Cehaletin boynuna vurun bilinç baltası,
Bitsin dünya savaşları,hırsızlık,kan davası...
Akıl pompalayın kalmasın cehaletin kötü havası,
Sonsuzluğa atın,bırakın bağırsın çıktığı kadar avazı.

_____________________________________________________________________________________________
Ruhani İnkılap

Günüm benim için akşamı çeker,
Ama bitmek bilmez şu günler,
Gönlüm ömrüm çabuk geçsin ister,
Ama günleri yavaşlatır sanki melekler.
Her aceleceliğimde kalbime sabır tohumları eker.
Arabamla düz bir yoldayım,frene basmıyor ayaklarım,
Yine melaikeler tanrım,tek hamleleriyle ben yine yavaşlarım.
Sözlerimi kendine küpe etti kulaklarım,artık hayatta ben de varım.
Hayatımı karamsarlık götürüyordu ama şimdi aldı yeni bir akım.
Dünyanın meyveleri çürümüyor gözümde,topluyorum salkım salkım.
Bütün kuruntuları attım artık hepsi uzağa yakın,
Kötülükler yok oldu artık,hadi ruhum biraz da iyilikten tıkın.

____________________________________________________________________________________________

Kaleminin Yolculuğu

Başın kalabalıksa en yakınına sarıl,yalnızsan kalemine,
Aklını koy önüne,dal ruhlar alemine,bakma üzüntüne elemine,
Ferah ol,beden mapushanesinden bir gün de olsa beraat et.
İçindeki her duyguyu boşalt kağıda,duygularını bırak rahat et.
Yar bedenini çıkart cevherini,yırt elindeki senaryoyu yaz repliğini...
Hız gereksiz,yavaş yavaş ör sen iğini,sabır edersen elde edersin selametini,
Dal hayale fazla derine gitme,boğulur çıkamazsın,gelemezsin kendine,
Sabırla olur bu işler,önce yüzme öğren,sonra düşersin derinin derdine.
Kimseye küfretme,rengini belli etme,zaten çamur atmakla pislenmez okyanus,
Bir yunusu öldürsen de arkasından gelecektir sayamadığın kadar yunus.
Kim ne derse desin kafana takma,yolunu belirle,koçum biz buyuz,
Bak biz huyundan vazgeçemeyen huylunun en azılı huyuyuz.
Yolundan geri adım atma,gidebildiğin kadar ileri git,durma,
Sözünün ehli ol,hiç kendine söz ettirme,yolunu burma.
Hayalinin durduğu,tükendiği yerde bırak da kalemin devam etsin,
Hiçbir zaman sıkılma,kalabildiğin kadar kal,kaçmasın hevesin.
Kalemini terk edersen,unutma bir dahakine o seni terk eder,
Ondan sonra hayattan bunalırsın,sıkılırsın,basar seni ter,keder.

______________________________________________________________________________________________

Manevi rahatlık

İçimdeki şeytanın bacağını kırdım,meleklerim hala topal,
Günaha iten herşey yok oldu artık,sevaplar hala mı hayal?
Bardağımın içi dışı dolu,ama nedendir içimde yine de daral?
Herşeye gerçekçi bakıyorum derken,etrafım hala sanal.
Her defasında iyiliğe yöneliyorum,azmin sonu zafer diyorum,
Her hareketime,sözüme ve ufacık ayrıntılara kendimden bir yorum,
Bütün uzuvlarıma manevi olarak yükledikçe yüklüyorum bir sorum,
Maneviyat rahatlatıyor beni,elimi veriyorum,zevkle gidiyor kolum.

____________________________________________________________________________________________

Kalbimi Süngüme Taktım

Sana dokunan parmaklarımı kırıp parmaklık yaptım kalbime,
Tertemiz adını alıp hit yaptım yalnız kendi dinlediğim albüme.
Beni görmesen de,geliyorum ben kalbimi taktım süngüme.
Sevmem dersen köşeme çekilir,aşkımı alırım,sarılırım gönlüme.
Seni sevebileceğim kadar sevsem de,sığmaz bu sevgi ömrüme,
İşte o zaman,o zaman giderim,sararım,dolarım sevgimi ölüme.
Acı çektiğimi göstermem,gülerim etrafıma kafanı yorma,
Gözümden damla düşmez ama sen yine de halimi sorma.
Dışım cilloptur ama içimde yaşadığım yüzlerce koma.
İstersen küfret bana ama lütfen yüzüme bakıp acıma.

_____________________________________________________________________________________________

Şaşı Beşer

Körü körüne birine bağlanma be insanoğlu,
Aşkının adı değil,Allah'ın adı yankılatacak tabutunu.
Aşk dediğin hikaye olacak,İsrafil üfleyince sûru.
Her insanın döktüğü yaş sonunda olacak kupkuru.
İçine bir acılık düşer,aşk acısı sanırsın,görmezsin ucunu,
Bağlandığın için cezadır o acı,bir de damda görürsün papucunu,
Ağlarsın günlerce,halbuki sonu boş,üstüne içersin soğuk suyunu,
Anlarsın ki aşk dediğin Allah'tan başkasına olmaz,bunlar şeytan oyunu.
Bu dünyada çobanken tanırsın bu oyunda tek tek kurdu,koyunu.
Doğru yola gel bırak itin soyunu,yoksa kazar durursun kendi kuyunu.
İblisin hanında şah olacağına,Hakk'ın sarayında köle ol sıyrıl nefsinden,
Korkma gerisi gelir kendinden,birisi tutar elinden,sonra aciz kalır bu beden,
Ama sen hakim olacaksın,koruyacaksın elin elinden,dilinden ve de belinden,
Koruyacaksın ama tırsmayacaksın,unutma Hakk'a gider Hakk'tan gelen.


Ağaçtan meyveyi koparır yersin,seversin meyveyi,
Hayranı olursun da,ağacın hiç mi yoktur emeği?
İnsanı görüp övgüler yağdırırsın,her biri bin para,
Acaba neler söylersin görsen gerçek meleği.

____________________________________________________________________________________________

Matruşka

Şerrin büyük beyi,söz açtı masumiyetten,
Ancak daha haberi yoktu,o müthiş ebediyetten,
Hala kendini üstün görüyor herkesten,ama o da kemikten,etten.
Benim edebiyatım bir matem,feri kaçırır benizden betten,
Tersime sataşma bu sefer bozuşmayız,sadece sen bozulursun hepten,
Arşın önümüzde duruyor da,haber var mı bakalım halepten?
Boru sesi duysan kendini kaybedersin,kalmaz sende şuur,
Benim kulağımı doyuran tek ses ise İsrafil'in üflediği sûrdur.
Önünde insan doğrasalar içinde olmaz bir gramcık umur,
Senin kılına dokunsalar,bir laf etseler kalırsın öyle,olursun dumur.
Dua ile,tevbe ile alakan yoktur,işin gücün varsa yoksa şans,uğur,
Bu gidişle kabrinde yanacaksın,bedenin ancak kıyamet günü soğur.
İki farklı üzüm ahbap olamaz,sen iblis yaveri,bense dört başı mamur,
Pisliğin bulaşmasın üzerime,artık lütfen benden uzak dur.

İblis doğumunu bekler,fiili ise:kuluçka,
Beni melekler taşır,iblisin değmem bile umruna.
Senin pisliğin yıka yıka bitmez duşla,
Ben saflığımda kaybolur giderim,
Tabutumsa matruşka.

_____________________________________________________________________________________________

Hoş Külfet

Haksızlığa yanlış derim,suçsa suçluyum,asilikse asiyim,
Bu haksızlık yolunun ne yazık ki ben tek kavisiyim.
Dudaklarımdan yalan söz dökülmesinden ziyade,
Şu asi kelleden kanlar dökülmesini tercih ederim.
Kahpe dünyanın doğruluğu için,artık bak bu son seferim,
Adımlarım emin,ne kadar yorulsamda gözümden kaçmaz ferim,
Doğruluk yolu bu yol,ölsem bile beni selamlar kefenim,
Her yerimden kanlar fışkırsa da bir damla düşmez şerefim.
Haksızlığa çemkir,Hakk yolunda sükun et,
Bu yolda gevezelik haram,hoş gelir hep sükunet.
Her hareketin ödül olur,güç verir sana külfet,
Yolunu kesen herkese karşı,enerjini fazlasıyla sarfet.
Ufak bir tebessüm et,doğru yola çek,hatalarını affet,
Sonunda kazanan sen olursun,ruhun ise saffet.


Tepkiye yol açacak her söz benim parolam,
Tepkisizlik bana haram,sözlerimse intizam,
Hayat yolundayım aracımsa azam,avuntumsa kazam,
Doğru bildiğim saftayım,mübarek olsun gazam.

_____________________________________________________________________________________________

Laubali Sesler

Derse konsantre oldum dedim,
Laubali sesler,bu işi de bitirdi,
Tam da konuyu benimsedim,
Laubali sesler,bu işi de bitirdi.

Hocadan yine karışık bir soru,
Aha ya biliyorum ben bunu
Derken,arkalardan birinin kolu,
Laubali sesler,bu işi de bitirdi.

'Bırakın kardeşim dersimi yapayım'
Dedim de arkadan geldi bir iri kıyım,
Ben irisine bakmam restimi koyarım,
Laubali sesler,benim işimi de bitirdi.

Yeter be,ben de niyeti bozdum artık,
Ben de katıldım gruba,lakabım da 'sırıtık',
Kendime uygun yaptım birazcık da kılık,
Laubali sesler,benim tipimi de bitirdi.

_____________________________________________________________________________________________

Cehennem Işığında Yemek


İki gönül bir olsa,samanlık seyran olsa,
Artık tek gönül,ediyor aşkın muhtevasına,
Aşklar yok artık,bakın dünyanın şu pis havasına,
Adımını atsan aşka değil,rastlıyorsun insan kalıntısına.
Rabbim sen bu gibileri ıslah et,şu dünyada bir sına,
Rahat etsin aşıklar,yaksınlar her bir yerlerine kına.
İçin coştuysa,git top oyna,kolbastı oyna,durgunlaş,
İçindeki odunluğu yok et,kalmasın bir gram talaş.
Fırtınalardasın bak,iyisi mi ruhunu pakla,iskeleye yanaş,
İblisin oyunlarıyla savaş,maneviyatla barış,kaynaş.
Bak kendine,göğsünü kabart,paklığınla kamaş,
Delikanlılara selamını çak,pislik yuvalarına dalaş.


Zevkine düşme yaralanırsın,öbür dünyada karalanırsın,
İblisle birlikte cehennem ışığında yemeklere çıkarsın.
Bu dünya öbürü için bir sınav,her dersten de çakarsın,
Öldüğünü anlamadan hayatına bön bön bakarsın.

____________________________________________________________________________________________

Külüstür

Dondu yine bizim külüstür bilgisayar,
Sümsüğü tepesine çaktım olmadı.
Uçuşuyor ağzımdan çıkan argolar,
Ekrana melül melül baktım olmadı.

Yazdım ödevimi,o kadar da çalıştım,
'Kaydet'e basarken dondu,apıştım,
O sinirle sıçradım,ekrana yapıştım,
Tepiğimle ekranı patlattım olmadı.

Böyle bilgisayar düşman başına,
Servise yollasam,yapsalar hayrına,
Düşüncelere dalıp başladım mırın kırına,
Her gıcıklığında formatı attım da olmadı.

Korkuyorum bu eski dost beni çıldırtacak diye,
Tamiratı isterim de,cebimden çıkmasın mecidiye,
Beş kuruş verilmez ki şu bizim üç kuruşluk alete,
Meteliğe kurşunları attım,attım,yine de olmadı.

____________________________________________________________________________________________

Donuk Adam

Aklım uçtu yine yerinden,
Dengesi bozuldu,düştü,
Hiçbir şey gelmiyordu elimden...
Boğazımda bir ağlama isteği düğüm düğüm,
Bir ağlama ki
Boğazımdan söküp gözlerimle tükürdüğüm...
Kalbimin odacıkları ceryanlar içinde,
Bir yarısı donuk,
Sığınıyorum Allah'ın rahmetine...
Dualarım yetmiyor buzların erimesine,
Yine de bıkmıyorum,
Sığınıyorum Rabbim'in ayeti kerimesine...
İçimde donuk bir adam,
Tir tir titriyor ruhum,
Ve ben,
Yine onunla üşüyorum...

_____________________________________________________________________________________________

Hayallerimi Sarar Kefen

Sevdiklerim kayıyor birer birer gözümden,
Ruhum çırpınıyor ama kurtulamıyor elemden,
Bardağın dolu tarafını görmek istesem de,
Melankoliyi çıkarıp atamıyorum özümden.
Hayaller kurmaya çalışırım,etrafını sarar kefen,
Mutlu simadan çok gördüğüm tabut,Rabbim neden?
İçimde bir mezarlık,dualar ediyorum ölenlere ithafen,
Ölüm,feryat,ağlamalar,ruhumdan silmeliyim hemen.
Bu ağlamalardır,feryatlardır benim duygularımı silen...
Ah bir gülen yüz için milyon para verirdim,
Bir iyilik dolu bakış karşısında ben erirdim,
Ama gidenler ağır,hepsi de benim için kadim,
Misafirler gitti dünyadan,arda kalansa bir kendim,
Ama ben üç ölenin ardından koşa koşa gidendim,
Bu yüzden hayatta olmama rağmen ben de hayattan elendim.

Kulakları sağır eden ağıtlar,akılları yıpratır,
Hayat koca bir ağaç,merhumlarsa yapraktır,
Kimse bilmez ama,onlar için asıl hayat topraktır,
Anlatamazsın beşere,o acı anında hepsi birer sapaktır

_____________________________________________________________________________________________

Duygu Kırıntılarım

İlham perim nerdesin,mısralarımda yok sesin,
Hani nerede ruhumu ferahlatan mis nefesin?
İçimdeki duygular kangren,ilerlemeden kesin,
Duygu kırıntılarımı aç kalan mısralarım yesin.
Alın yazım nazım,en son mısralarımsa hazin,
Ben ölüme razıyım,yeter ki mısralarım ölmesin.
Son mısralarımı yollasam okunur mu bilinmez,
Ben kendime yeterim,anlamlarıma girilmez,
Şerit geçerken,şiirlerim gözlerimden silinmez,
Uykuyla uyuşan gözlerim,ezbere bile erinmez.

___________________________________________________________________________________________

Dua Bir Nehir

Şans bir göl,sonuca ulaşan duadır,dua ise nehir,
Rızık kimine göre duayla,kimine göre şansla gelir,
Şans,beklerken talih kuşunun kafana ettiği pislikdir.
Dua ise,Rabbin beklediklerinin söylendiği bir zikir.


Batıldan medet umarken ruhun eriyor baksana,
İçini ferahlatmak için dua kapısı açılmış bak sana,
Umudun kalmadığı yerde dua vardır,sarıl sen duana,
Dua dururken batıla dönersen herşey müstehak sana.

___________________________________________________________________________________________

Tatlı Uyku

Gecenin yüzümü ferahlatıp içimi korkutan
Zifiri karanlığının üstüne
Nur topu gibi bir güneş doğdu bak,
Gözlerimde gecenin armağanı bir çapak
Ve içimde ışığa isyan eden bir sapak.
Açılmak istemeyen gözlerime,
Onu ovuşturan gözlerim yaltak.
Ağzımdan çıkan homurtumsu sözlerse
Kulaklarda kaltak...

Güne günaydın diyebilecek güçte değil dilim,
Bir günün ağırlığını daha kaldıramaz ellerim.
Hayata bitkinliğimi haykırmaktır isteğim
Ama geçen günün yükünü atmak için
Annemden sadece on dakikalık uyku daha isterim.

__________________________________________________________________________________________

Kara Ziya

Sönüyor insanlar ve kararıyor hayat,
Başlıyor sükun ve bitiyor sefahat.
El değiştiriyor hayat ziyası,
Heryerde gecenin korkulu havası.
Ay yüzünü asıyor sanki huysuz ihtiyar,
Gecenin hafif dozlu sevgisi,bellisiz ism-i yar.

___________________________________________________________________________________________

Bağlılık

Sevgimizi birleştirdik ve beraber bu ana geldik,
İlkiz dedik ve bize karşı yürüyenlere engeldik.
Viyadük olduk ardımızdakilere,başımızsa hep dik.
Ansızın geldi son darbe,akıllarsa delik deşik.
Sonuna geldik yolun bir yanımızsa hala eksik.

_____________________________________________________________________________________________

Derin Duygular

Hayvanlaşmış insanlar ve timsah göz yaşları,
Törpülenmiş güven duygusu,hislerse soluk sarı.
Çıkar çıkmış ortadan,bakmışlar ki dostluk yok ortada,
Beklenti okyanus olmuş,arkadaşlıksa bir minik ada.

Dostumun ruhuna daldım,derine daldıkça vurgun,
Gerçekler kulağıma işliyor,sanki patlayacak yumruğum.
Beynim karmakarışık,duygularım boğum boğum,
İçimde bir dünya savaşı,bedenimse donuk ve durgun...

___________________________________________________________________________________________

Fazla Kaçtı Melankoli

Kötümserlik sarhoşu olmuşum kafam iyi,
Gerçeklik derken kaçırmışım melankoliyi.
Dudaklarıma kelepçelenmiş şimdi saçma bir türkü,
Aklımdansa düşmüyor düşüncemin absürdü...

Bedenim yıpranmış,ruhumda zifiriliğin zehiri,
Dudaklarımda bitmeyen dua,aklım iblis esiri.
Kör kuyulardayım,aklımda yeryüzü hayali,
Ruhumda bir heyecan,üzerimde dünyanın helali.

_____________________________________________________________________________________________

Siyahi Hayat

Yaşanmışlıkları anlatan,toplu bir mezardır yaralarım,
Her biri için,yetişdirdiğim koca mısraları karalarım.
Her gün beni içine çeker beyazlarımı örten karalarım,
Bir gram ışık görsem,gökyüzünü ardına kadar aralarım.

Bir süre donup kalıyorum,düşünürken o yitik geçmişimi,
Mısralarımda kendimi izliyorum ve yine kaybedişimi...
Dünya boş geçmiş,boş yere yapmışım ben her işimi,
Boşuna koşuşturmuşum,sıkıp durmuşum haybeye dişimi...

Beyazları renklilerle yıkıyorum ama yine siyah yine siyah,
Duygularımı sabitlemek istiyorum ama yine seyyah yine seyyah...
Artık güneşle uyanmak istiyorum bir kere de olsa bir sabah,
Her gün aynı rüyayla kavruluyorum,gittikçe uzaklaşıyor felah...

____________________________________________________________________________________________

Yitik Umut

Hayatımın ışıklarını söndüren sen oldun,mumu da sen söndür,
Bir güle güle öpücüğü kondur bari,psikolojimi tersine döndür.
Azraille boğuşan göz yaşlarımı Türk usulü,acı çektirmeden öldür,
İçimde bir okyanus olduğunu sanıyorsan,tam aksine çöldür.

Bir kelimeyle dudaklarımı yar da adının yankılarını dinle,
Melankoliden çökmüş hislerim,moral bulur sesinle,
Gir düşünceme ve bak yansımalara,ellerim kiminle,
Ruhum tutunmuş eline,uçurumdan atacağını bile bile.

____________________________________________________________________________________________

Bir Giden Var

Toprak dönüşü olmayan bir çağrı yapıyor,açmış kucağını,
Bir kişi daha yolculanıyor ve fonda yine öğle ezanı.
Yaprak dökümü halt etmiş insan çökümünün yanında,
Bir tabut insan litrelerce yaş götürüyor,tümü zehir tadında,
Katreler yazıları siliyor,sömürüyor ömrü,yazı kalmıyor alında,
Hayat yavaş geçiyor derken,azrail canı sıkıp alıyor anında.

Kan kalmadı içimde,hepsini gözlerimle tükettim,
Beni ahirete taşıyacak ruhumu,derinlere terkettim,
Kara gözyaşlarımla,duygularıma melankoli zerkettim,
Çoktan bunalmış olan ruhumu bedbinliğe garkettim.

_____________________________________________________________________________________________

Son Şiir

Duygularımı şereflendiremiyorum kalemimin ucu ile,
Anlatamıyorum,anlatmaya yetmiyor dildeki sözler bile.
Yine şiir yazıyorum ama galiba bu kağıda geçen son şiir,
Kalemim yine kaçıyor elimden,yardımcımsa katremdir.

Ruhum çöl oldu,damla bırakmaz oldu artık ilham,
Besleyemiyorum ruhumu,duygularım yamyam.
Bu halde bu mısraya kadar geldim,haydi devam
Diyemiyorum,benden bu kadar,artık tamam.

___________________________________________________________________________________________

Yarı Dua Yarı Beddua

Birileri damarlarıma eziyet çektiriyor,hepsi de ufak tefek,
Gözlerinde şeytan hırsı,damarlarımın üzerindeyse melek.
Atılan taşlar içimi eziyor,kurşunlarsa geçiyor canımı delerek,
Ağzımı açıp yarı dua yarı beddua ediyorum Allah'a yönelerek.

Helak olsa bu lanet millet,gökten koca bir yumruk inse yere,
Azgın sel felaketi yıksa alayını ya da girse yanglar yinglere.
1.60'dan büyük işlere kalkışıyorlar,elbet çıkar bunun da ahı,
Dilimizde hep dua,aklımızda lanet ve hala bekliyoruz felahı.

____________________________________________________________________________________________

Olmuyor İşte

Kötürüm kelimelerle koca mısralar yürütüyorum,
Kara gözlüklü şiirlerimle duyguları çürütüyorum.
Lafa aç olan alınsın üstüne,ben doğuştan tokum,
Her mısra birine gider ama hiç birinde ben yokum.

Mısralarım inzivaya çekildi,hislerim artık pısırık,
Eskisi gibi olamaz hiç birisi çünkü gururum kırık,
Kelime pınarlarım kurudu,her söz grubu çarpık.
Aklım yine yaz diyor da,duygularımsa bırak artık.

______________________________________________________________________________________________

Asabi Saatler

Asabiyetim sürükledi beni gölet kenarına,
Balıkları dinledim,dediler takma kafana.
Göz bebeğimdeki kar eridi ve yüzüme indi,
Boğazımdaki acı bir nebze de olsa dindi.
Durdum,boşalmış gözlerim daldı gölete,
Dayandım taşa oturacakmışım gibi saatlerce...
Ellerimde taş,garibanlardan çıkarıyorum hıncımı,
Boşluğa fırlatıyorum ağzımdan çıkardığım kılıcımı
Ve yine dalıyor gözlerim gölete,çıkmayacak gibi,
Öyle istiyorum galiba,ama dinim izin vermiyor tabi...
Sevdiklerim yaklaşıyor,buz dağını eritiyorlar sözlerle,
Diyorlar ''Sakinleş,duygularını ve fikrini sabitle,derle.''
Aklımdaki pılı pırtı topluyorum ve gidiyorum barışa nihayet,
Yolum açık,Allah yardımcım olsun,başka söze ne hacet?

_____________________________________________________________________________________________

Şükür...

Şükürsüzlükten doğan kayıplar ve beraberinde üzüntü,
Aklımı çelen şeytanın üzerinde sinsi bir güzellik örtülü.
Kabuğuma çekildim,herkese kapalı kapılarım sürgülü,
Duygu ışığı ulaşmadan yazıyorum,yine yırtıyorum pelürü.

Canıma tak etti mübarek günde,yanıma gelemeyince şeytan,
Avcumu arşa yönelttim ve bükülüp yeniden istedim Hak'tan,
Allah'a yönelen eli sürdüm yüzüme,o oldu beni rahatlatan,
Yine devam ediyorum...Şükür diyelim de şeytan yaklaşmadan...

______________________________________________________________________________________________

Yalın Tebessüm

Hayat gülmek gibi,yalandan gülme sakın,
Çünkü o zaman güldüğünün değeri olmaz.
Gülüşün reklamlardaki gibi satılık olmasın,
Paranın ruhuna ektiği zakkum asla solmaz.

Kahkaha da atma,abartılı olmasın hayatın,
Yoksa rüzgar gibi geçer hayat,sanki poyraz.
Dişlerin bile gözükmesin,bir tebessüm yalın,
Etkileyici olsun,misal fırtına ya da sahradaki ayaz.

____________________________________________________________________________________________

Şarap Misali Anılar

İyi dostum dediğim ben yokken arkamdan atarmış,
Anladım ki bal yapan arının ardında iğnesi de varmış.
Demek ki virajlar bana göre değil,düz yola devam,
Yüzlere gülümsemek istiyorum ama iyi değil havam.

Kulağımdan geçen her söz yüreğime işler,yok çaresi,
Yankılanıyor kulağımda hayatımda yer edenlerin sesi.
Haykıramıyorum,bana sadece dizeler oluyor mütercim,
Gerisi içimde şarap misali saklı,yıllandıkça acıyor içim.

_____________________________________________________________________________________________


Ah Şu Sınav

Bir elimiz kalbimizde diğeri kalemde,
Heyecan hezeyana karışır suretinle.
Şu sınav geldi geleli rahat yok hanemde,
Heyecan hezeyana karışır suretinle.

Yanlışlardan üçü kaptı götürdü doğrumu,
Gasp işte arkadaş bu yaptığın doğru mu?
Kötü örnek oldun çocuğa,bak şimdi oldu mu?
Yine de,heyecan hezeyana karışır suretinle.

Sorular sorun değil,yüzüne bakınca titrerim,
Elim ayağımla bütünleşir,kendi kendimi kitlerim,
Şu bendeki heyecan olmasa ah ben seni yerim,
Dediğim gibi,heyecan hezeyana karışır suretinle.

_____________________________________________________________________________________________

Deccal

Milyonlara seslen ve çel aklını herkesin,
Aylar yıllar geçiyor,inmiyor kulaktan sesin.
Peşinden gelebilir herkes sen yeter ki iste,
Ortalığı bile karıştırabilirsin,deccaldir bu işte...

Kim doğru kim yanlış hepsi cam perde ardında,
Herkese inanılıyor ama hiç tanışıklık yok adında.
En ufak hatada yıllanmış dosttan bile şüphelenilir,
Ama perde ardındaki öncülere körü körüne güvenilir.

Televizyon,bilgisayar işte sana tek gözlü deccal,
Bilsen bu ufak aletler aslında ne kadar da cevval?
Ufak bir sözle aklını çelebilir her an,o kadar da zeki,
Cevap bile veremezsin,aklın etrafına sarar inceden seki.

_____________________________________________________________________________________________

Anne

Bir bacaksızın ardından koşar,gölgesine bile toz konmasın diye,
Her yanına geldiğinde yıllardır görmüyormuş gibi sarılır hasretle
Ve her gün sevgisi kat kat artar,aynı şekilde artan çileler çekse de,
Bunlar sırf kendi karnından çıktığı için,sürpriz yumurta şeklinde.

Okula yollamaya bile korkar,taş basıp koca adam olsun diye yollar,
İçindeki korku katsayılarını yükseltir,onun orda geçirdiği dakikalar,
Hele gelişi tam ecel teri,korku senaryoları döner,içi karalar bağlar,
Bunlar sırf kendi karnından çıktığı için,sürpriz yumurta şeklinde.

Çocuğu büyür genç olur,gençlik heyecanı der,yine tembih eder,
''Kötü alışkanlıkları var mıdır acaba?'' diye kendi kendini yer,
Her hareketinden kuşkulanır,iyiliği için kafada döner şüpheler,
Bunlar sırf kendi karnından çıktığı için,sürpriz yumurta şeklinde.

Evlilik çağı gelir,sevgiliye bakılır,tartılır,biçilir ve karar verilir,
Bir yabancıdadır evladı,korkar,çünkü artık elinin altında değildir,
Arada bir gider yoklar,septik gibi kuşkulanır,döner evine gelir,
Bunlar sırf kendi karnından çıktığı için,sürpriz yumurta şeklinde.


_____________________________________________________________________________________________

Açıortaylara İnat Dik Dur!

Hiçbir insan olduğu gibi görünmez
Ama göründüğü gibi olmaya çalışır hep.
Ekseriya bu yüzdendir
Birilerinin istediği gibi görünmek.
Belki de yalancılık kanına işlediği içindir,
Kendini kandırma isteği...

Arkadaş,sen busun kabul et.
Ruhuna işkence etme de
Nasılsan öyle davran.

Elbet gelecek güzel günler,biraz dirayet...
Bırak cafcaflı kıyafetleri de
Giyin o sade kişiliğini.

Bıkmadan sabret,elbet sabrın sonu selamet.
Dik dur,senden çekinseler de
Ellam onlar da gelir kendine geldiğini görünce.

____________________________________________________________________________________________

Ters Köşe

Ben değersiz bir parçayım,eşrafın zübdeler aleminde
Ayağım yere fazlaca basıyor,bu ayak kaydıran zeminde,
Düştükçe ayağa kalkasım geliyor,kalktıkça da düşesim,
Her birinin elinde irili ufaklı taşlar,kırılacak gibi hevesim...

Hevesimi kırmak isteyenlere karşı kişiliğimdir duvarım,
Onu geçip de bana zarar verilmeye çalışılmaz umarım;
Dikkat!Zehirli otları ben budamam direkman yolarım,
Tersime gelen ters köşe olur,geldiği gibi geri yollarım.

Ben yolumun şoförüyüm arkadaş,yolculara lafım yok,
İyiliğime konuşana sözüm,işime karışana affım yok.
Eksiğimi giderene tamam,giderilmişi eksiltene kafam
Süzülür ama hiçbir şeyim eksilmez hala aynı yola devam...

____________________________________________________________________________________________

Firari Sözler

Karanlık düştü masivadan içime,gözlerim kurak,ellerim nasır,
Dudaklarımdan sövüşler dökülüyor,aman diyeyim dudağı ısır....
Sözlerime padişah olmuş pesimizm,elzem olmuş yalnızlık,
Dilimden firar ediyor sözler,akıl gardiyanlarımdaysa arsızlık.

Ağır ağır aşağı kayıyor basamaklardan hislerim,ne yapsam boş,
Her düşen basamak bir sözü çağırıyor,dilimden düşenler nahoş...
Küfreden dilim yorgun düşüyor,bir damla su oluyor ona dualarım,
Damlalar da yetmiyor düşüşüme,tamamen boşalıyor göz yuvalarım.

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından ÇiS^L Bir Salı 27 Ekim 2009 - 17:18

Hepsi çok güzel ama Firari Sözler süper olmuş Very Happy
avatar
ÇiS^L
MOD
MOD

Cinsiyet : Kadın
Mesaj Sayısı : 353
Kayıt tarihi : 24/10/09
Yaş : 22
Nerden : İzmir '35
İş/Hobiler İş/Hobiler : Müzik-Tiyatro

http://www.mahsericumbus.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir Çarş. 28 Ekim 2009 - 20:32

sağolasın Wink niye onun ayrı bir yeri oldu ? Very Happy

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından gOgObAbA Bir Çarş. 28 Ekim 2009 - 21:07

Süper gerçekten süper.. Emeğine , yüreğine sağlık.. nickin ile müsaden olursa bazı yerlere ekleyebilirim.
avatar
gOgObAbA
Admin
Admin

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 269
Kayıt tarihi : 20/10/09
Yaş : 48
Nerden : İstanbul-Kadıköy-Acıbadem
İş/Hobiler İş/Hobiler : Tiyatro Dünyası " dedik ya, kapatsalarda heryeri, buluruz birbirimizi"

http://www.gogobaba.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir Çarş. 28 Ekim 2009 - 21:08

olur tabi gogobabam Wink sağolasın güzel yorumun için de Wink

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir Cuma 30 Ekim 2009 - 18:19

Hilkat

İki yaman dağ arasındaki taşkın nehir gibi dilin,
Çok çetin ve çok yıkıcı bu gelişin bunu bilesin.
Ama öyle doğal ki,yaveri oluyor seni sevmemin,
Ve sonunda da süsü,göz alıcısı oluyor güzelliğin.

Her kalp çatışmamızda gözüme set çekesim gelir,
Ama yıkar geçer suretin,o güzelliktir ki zehir zehir...
Herkesi geçiyor da seni süzemiyor kalbimdeki kevgir.
Hepsinden geçiyorum senden asla,bilmem nedendir.

Sensiz geçen günlerimde bil ki yaşlanıyorum kat kat,
Sensiz olamıyor bedenim,ne yapalım böyleymiş hilkat,
Dilimle kalbim farklı konuşur bazen,hepsini kenara at,
Her dizemde 'seni seviyorum' diyorum,gerisi teferruat

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Laf Nafile

Mesaj tarafından yusufener Bir Cuma 13 Kas. 2009 - 16:14

Laf Nafile



Yavuz’un dörtlüğünü...gördüm göreli...yazdığım...kelam değersiz
Gördüm göreli...utandım kağıttan...kalemden...çabam değersiz
Yazdığım...kalemden...derman gitti...laf nafile
Kelam değersiz...çabam değersiz...laf nafile...düşünür dönerim gafile



NOT : Ayrılan bölümleri yukarıdan aşağıya okuduğunuzda da aynı çıkacaktır(Tıpkı Yavuz Sultan Selim’in şiirindeki gibi)

Şöyle ki :

1)Yavuz’un dörtlüğünü
Gördüm göreli
Yazdığım
Kelam değersiz

2)gördüm göreli
utandım kağıttan
kalemden
çabam değersiz

3)yazdığım
kalemden
derman gitti
laf nafile

4)kelam değersiz
çabam değersiz
laf nafile
düşünür dönerim gafile


(:-Ben-Smile

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir Cuma 13 Kas. 2009 - 23:05

Kanma!

O koca puntolarla yazılanları görmez de gözün
Silik yazılara takılı kalır ve silinir özün...
Meyledersin karşıtlığa,ne nazarın doğru der ne sözün,
Aslında yanında sandıkların karşındadır o gün...
Ne olduğunu farketmezsin bile ve yanındakilerle çatışırsın,
Listene bir karanlık daha eklersin,sürekli katlanır hırsın,
Işıldar yanında sandıklarının sahte sandıklarındaki mezar taşın...

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir Paz 22 Kas. 2009 - 18:29

Gözyaşı Koleksyoncusu

Gidenlerin gözyaşlarına sığınak bedenim,
Elvedalara bile özlemliyim artık,
Artık bir hoşçakal bile demiyor gidenim,
Hayatım kapkara bir sayfa,ortadan yırtık...

Kalbim göç verdikçe koleksyonum artıyor,
Her gözyaşı mürekkep oluyor kalemime
Ve koleksyoncu koleksyonunu çıkartıyor,
Bakıyorum da bir ben eksiğim katreler içinde...

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir C.tesi 5 Ara. 2009 - 10:14

Sihirli Kalem

Hadi hasmım bırak beni,daha kalem tutmam gerek,
Çok gün çok da tün geçip geleceğimi belirlemeliyim,
İçirdiğin nice zehre karşı,azim suyu yutmam gerek,
Kötü giden hayatımı,bir kalem çubukla sihirlemeliyim.

İnat etme nefsim zorla geçerim,bu sefer kararlıyım,
Bak uzun zamandır kalemim,masam bekliyor beni...
Bütün geleceğim masamda yatıyor,kaldırmalıyım,
Bir an önce gidip kapatmalıyım hayatımdaki sireni.

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından yusufener Bir C.tesi 26 Ara. 2009 - 21:10

Sille-i Zaman

Dar yolda dolanıyorum aklımda anayol hayali,
Kapanmış kapaklarım,fütursuzca sürüyorum,
İleriyi görüyor kapalı gözlerim o yüzden nemli,
Çukura gidiyorum ama anın keyfini sürüyorum.

Anın gevşekliği üstümde,yollar sille vuruyor yine,
Düzelmek istesem de hakim olamıyorum kendime.
Yüzüm kan toplamış,zaman asla acımıyor bana,
Her kalkış çabamda kanlar saçılıyor her yana.

_____________________________________________________________________________________________
Har Yolu

Uzun otun kökü ufakmış,sarıldım kısacık otlara,
İçimi aldı ısıtıp verdi,nefsim tekme tokat atıldı hara.
Her yol ayrımına bir işaret,Yusuf Allah'ına şükret,
Önüne köz bile çıkmadı,ateşi düşün nefsini titret.

Zulm ile abad olanın sonu berbad olur,felsefem budur,
Yıkım,zulüm ateşse,hoşgörü ve yapım refah dolu sudur,
Dinim,ceddim sağolsun zerketmiş hoşgörüyü her zerreye,
Taşkın bu,yıkar geçer engelleri,dur denilmez akan dereye.

yusufener

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 25/10/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gelmiş Geçmiş Hepsi

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz